Sepetim ( 0 )

HAKKIMIZDA

Firma, Aile, ve Organik Öykümüz şöyle değerli ziyaretçilerimiz:

1800 yıllarda basit 2 balıkçı iskelesinden ibaret olan Mersin körfezi 10 yıl süren Süveyş kanalı yapımı sırasında Toroslardan kesilen kerestelerin nakliye limanı haline gelip büyümeye başlar. Birinci dünya savaşı sırasında 4 yıl Gazze'de İngilizlere esir düşen dedemiz Mustafa Özsavran, memleketi Kayseri ile Zenginleşen ve üretimi artan Mersin arasında at sırtında dağ yollarında tüccarlığa başlar...

image.png  Archive postcard views of Mersin

Eski Mersin Resimleri Videosu

Dedemiz 1930 yılında git gel'den yorulunca Mersin'de bir ev ve dükkan satın alıp Mersin'in ilk esnafları arasına katılır. 

Mersin | Eski Türkiye Fotoğrafları Arşivi  Eski Mersin on Twitter: "5.10.1923 Denizden #Mersin sahili..… "

 

O yıllarda Atatürk Mersin'e büyük önem vererek tam 10 kez Mersin'i ziyaret etmiştir. Son ziyareti 1938 yılı Mayıs ayından gerçekleşmiştir.  Mersin halkına çok değerli nasihatlerde bulunup, ilk kez dalından kopararak portakalı Mersin'de yemiştir. 

İleri Görüşlülüğü ve Stratejik Dehasıyla Türkiye'yi Kalkındıran Atatürk'ün  Bir Portakalla Yaptıklarının Hikâyesi - onedio.com  İleri Görüşlülüğü ve Stratejik Dehasıyla Türkiye'yi Kalkındıran Atatürk'ün  Bir Portakalla Yaptıklarının Hikâyesi - onedio.com  Mersin Atatürk'ün ziyareti.. | Nadide fotoğraflar, Portre, Fotoğraf  Atatürk portakalla ülkeyi değiştirdi - Körfez Olay Gazetesi - Mobil  

Atatürk Mersin Ziyaretleri Videosu

Dedemiz ilk turunçgil bahçemizi Mersin Bekirde köyünde 1960 yılında, artık büyüyen ve okuma yazma öğrenen oğulları amcamız Mehmet ve babamız Necati Özsavran'ın kendisine omuz vermeleri ile satın alabilir.  Şimdi bizde başlangıcı 60 yaşına giren turunçgil üretim işlerimiz bu bahçe ile başlar. 1965 yılında ben okuduğunuz sayfa sahibi firma kurucusu Metin Özsavran dünyaya gözlerimi açarım. Hala bu bahçemizde o zamandan kalma bir kaç 80-90 yaşında portakal ve greyfurt agacımız yaşamaya devam etmektedir.

Istanbul Teknik Universitesi, ABD George Washington Universitesi, mezuniyetleri, Amerika ve Istanbul'da çalışma dönemlerimden sonra, daha huzurlu bir yaşam için Mersin Tarsus İlçesi yakınlarındaki 190 dekar ve 30 yaşlı ağaçları olan ilk behçe yatırımımı yaptım.  Birkaç yıl sonra buna Akdam köyünde bulunan 70 dekar agaçsız tarlayı da ekledim. 2004 yılında daha 39 yaşında, hayatımda sigara ve neredeyse hiç içki kullanmama rağmen kalp krizi geçirdim.  Bu beni sağlık konusunda araştırma yapmaya itti. Her yıl tarımsal ilaç bayilerinin sundukları reçeteler yetersiz geliyor, her yıl daha fazla zehir kullanmaya itiliyor, her yıl daha fazla soyuluyorduk. Buna karşın mahsül fiyatlarımız bırakın enflasyona uygun artmayı mutlak rakamsal bazda geriliyordu. 

Akdam Organik Bahçesi Damlama Sulama Sistemi  Akdam Avokado Dikimi

İlk olarak Akdam'a diktiğimiz Avokado ağaçlarının hiç ilaç istemediğini öğrenince burayı organik statüsüne başlattım. Burada Mersin tarihinde en son 60 yıl önce olan bir olay zuhur edip bütün Türkiye Akdeniz kıyı şeridine kar yağdı ve Avokado fidanlarımızın çoğunu öldürdü.  Vazgeçmeyip büyük bahçemi de organik statüsüne geçirdim. 

Adanalıoğlu Organik Bahçesi  Adanalıoğlu Organik Bahçesi - 01

Halen Mersin ilinin en büyük organik narenciye üreticisi durumundayız.  Organik üretim de çok daha büyük zorluklarla karşılaştık.  Avrupa'ya 2 yıl yaptığımız ihracatta AB'nin aldığı organik ürünler de de, kimyasal ürünlerle aynı kozmetik görüntü standardını zorladığını gördük.  Zamanla organik üretime konan kısıtların insan sağlığını değil böcek sağlığını daha fazla düşündüğünü, organik bahçeleri tabiat koruma alanı gibi düşünerek, organik üretimi imkansızlaştırmak için apaçık kötü niyetle yazıldığını gördük.  Halka organik ürünün rakamsal, somut, kalıntı farkının ne olduğunu söylememize engel olunduğunu gördük ve hala yaşıyoruz.  Organik teknik manası olan, çok zor süreçlerle elde edilen bir tanım olduğu halde, ekonomik hegemonlar tarafından manasız ve bulanık "doğal, köy işi" gibi bir anlama indirgenmeye çalışılmaktadır.  Oysa en iyimser ihtimalle normal bir organik ürünle, GlobalGAP (sözde "iyi" olan tarım) arasında 12-15.000,- kat zehir kalıntısı farkı bulunmaktadır.  Halk sağlığını suistimal ederek para kazananlar yarasanın ışıktan kaçtığı gibi bu gerçeklerden rahatsız olmakta, halktan bunları saklamak için organik üreticiyi her fırsatta suçlamakta, elden gelen zorluk ve eziyeti bürokrasi üzerinden çıkarttırmaktadır.  Organik üretim her geçen gün yeni yasaklarla ezilmekte, öte yandan da kendisini anlatmaması için ağzına bant çekilmektedir.  Bugün hala Organik üretimin minik ve butik sosyete ürünü olmaması, sıradan halkın da makul sayılabilecek fiyatlara organik ürüne ulaşması için çok başarılı olamasak da mücadelemizi sürdürüyoruz.  

 

Organiğe başladığımız 2009 yılından beri çok çeşitli uluslararası ve yerli ziyaretçilerimiz oldu.

Bahçe Misafir - 01 Bahçe Misafir - 02  Bahçe Misafir - 03

Bahçe Misafir - 04 Bahçe Misafir - 05  Bahçe Misafir - 06

 

Unifrutti firması ile ilk ihracatımızı bir ortadoğu ülkesi olan BAE'ne yaptık.

Unifrutti - 01 Unifrutti - 02 Unifrutti - 03 Unifrutti - 04

 

Birkaç yıl sonra Avrupa'nın 2. en büyük organik dağıtıcısı olan OTC-Holland ile Türk organik ürünlerini tüm Avrupaya ulaştırma zevkini yaşadık.  Avrupa'ya ürünlerimizi düşmanca tutumlardan mümkün olduğunca sakınarak ihraç edebilmek için "EurOrganic" markamızı tüm AB, Rusya ve Kazakistan dahil 31 ülkede tescil ettirdik.  AB'nin organik ürünlerde de, ilaçlı zehirli ürünlerde görülen mükemmel kozmetik görüntü standardını dayattığını hayretler içinde görerek, Avrupa'nın maskesiz gerçek yüzünü, çıkarcı sahteci çifte standardını somut şekilde tecrübe ettik.

OTC-01 OTC-02 OTC-03 OTC-04

İç piyasaya dödüğümüzde Migros ve Metro Grosmarket zincirleri bize kabul gösterdiler ve göstermeye devam ediyorlar.  Ürünlerimiz sadece Organik KSK'mız tarafından değil adı geçen süpermarket zincirleri tarafından da bağımsız olarak analiz edilmekte ve gerçekten standardına uygun tamamen zehir kalıntısız ürünler olduğu bu kuruluşlar tarafından da teyit edilmektedir.

Migros - 01 Migros - 02 Migros - 03 Migros - 04

Zaman zaman gerek Migros, gerek Metro magazalarında bizzat veya eğittiğimiz elemanlarla halkımıza gerçek organik gıdanın, ilaçlı, tarım zehiri içeren gıdalar ile aralarındaki muazzam farkı, fikri açık, doğruyu anlamaya niyeti olan bireylere anlatmaya çalışıyor, çöp fiyatına alınan gıdanın görüntüsü ne olursa olsun ancak ucuz ve zararlı bir çöp malzemesi olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.